Sünni Devlet bütçesi...

"Özetle bu bütçe Türkiye’nin hayrına değildir, uğurlu da olmayacaktır"

- Bu haber 233 kez okundu.

Sünni Devlet bütçesi...
 Bütçenin yönelimi hükümetin yönelimidir. Bu yüzden bütçe görüşmeleri öteden beri ilgimi çeker ve özellikle Diyanet, teknoloji ve milli eğitime dair konuşmaları izler, karşılaştırmalar yaparım. Çünkü ülkenin bütçesi, salt gelir-gider kalemlerini değil, o ülkeyi yönetenlerin ahlakını, karakterini, ülkesine ve milletine olan muhabbetinin ölçüsünü de gösterir. Hükümet edenler hangi nutukları atarsa atsın, hangi kuyruklu yalanı söylerse söylesin, gerçek yüzünü ne kadar saklarsa saklasın bu böyledir ve rakamların dili kesindir.

Bu yüzden ulusal/federal bütçeler, salt rakamları işaret eden matematiksel cetvelin ötesine geçer. Niyetinizin, cibilliyetinizin, fıtratınızın nemenem bişey olduğuna dair somut, net ve yoruma gerek bırakmayan kanıtlar oluşturur.

Her yıl olduğu gibi 2015 yılı bütçesini de bu gözle analiz ettik… “İşçiyi, işsizi, yoksulu, emekliyi korumakta mıdır; iddia ettikleri gibi sosyal, eşitlikçi, demokratik, dengeli ve adil midir” dedik.

VE…

2015 yılı bütçesinin mantığında, fasıllarında, kalemlerinde sosyal devletin, ahlakın, tarafsızlığın zerresini bulamadık. “Benden olanlar, olmayanlar, benim mezhebim, benim partim, benim, fukaram, benim Suriyelim” ölçütleriyle hazırlandığını, ‘meşreplerinin’ gereğini yaptıklarını, ‘itibardan-saltanattan hiç tasarruf etmediklerini’ gördük.

Keyfiyete göre yardım yapıldığını, fukaralığın teşvik edildiğini, bütçe kodlarının yurttaşa; “muhtaç ol, ölme sürün, bana oy ver” dediğini, dürüst ve ahlaklı olandan tahsil edilen kamu gelirinin din-mezhep, saray keyfiyetine bol kepçeden kullanıldığın tespit ettik.

Gördük ki, bütçeden Kültür ve Turizm Bakanlığına 1.843.000.000.- TL, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına 666.000.000.- TL verilmiş, Diyanet’e ise tam 5.743.383.000.- TL ayrılmış...

İlaveten; 2014 yılında Kur’an kursuna devam eden 3,5 milyon yaz kursu öğrencisinin iaşesi bütçeden karşılanmış. Milli gelirimize oranla dünyadaki en fazla insani (siz ‘İslami’ anlayın) yardım yapan ülke olmuşuz. Bu insani (siz IŞİD’i anlayın) yardımın yaklaşık 3 milyarlık büyük bölümü Suriyelilere (siz, IŞİD çetesini anlayın) harcanmış, yüzbinlercesi bedava tedavi edilmiş…

Kim bu AKP Hükümetinin bedavaya tedavi edip beslediği Suriyeliler… Neden tedavi etmiş, beslemiş, barınmalarını sağlamışız? Sahi bu Suriyeliler neden ülkelerinden kaçmış, dertleri neymiş? Şeriat düzeni istedikleri ve Esad’ın bunu reddettiği için mi? Neden yurttaşlarımızdan esirgemişiz de IŞİD çetesinin anasını, babasını, çoluğunu-çocuğunu, yedi sülalesini besleyip- barındırmışız?

Soranlara, ‘insanlık için’ diyorlar… İnsanlık için…

BAZI KARŞILAŞTIRMALAR

DİB’nın tamamı Sünni olan 121.825 personeli bulunuyor. Bu sayı, 2014’te alınan ve 2015’te alınacak olanlarla birlikte yaklaşık 130.000 personele ulaşıyorken, doktor sayısı 120 bine, cami sayısı 100 bine, hastane sayısı ancak 1200, okul sayısı da ancak 62.315’e ulaşabilmiş.

Tarafsız olacaklarına dair namus ve şerefleri üzerine yemin edenlerin, Sünni cemaate ve gizli müttefikleri-ortaklaştıkları IŞİD’e ayırdıkları bütçe, salt DİB bütçesi ve yardımlardan ibaret değil. Gördük ki, kalemler çeşitlendirilmiş, esas ‘büyüklük’ fasılların içine gizlenmiş, gözlerden dikkatlerden kaçırılmış…

Örneğin;

İl özel idarelerinin dini harcamaları,

Belediyelerin cami, mescit, Kuran Kursu vb. yardımları,

Cami arsaları, camilerin elde ettiği ticari faaliyetler ve kira gelirleri,

Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı cami, mescit, zaviye, türbe onarımları,

Diyanet Vakfının, özel ve diğer tüzel kişiliklerin dini harcamaları,

İmam okulları,

İlahiyat fakülteleri,

MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü bütçesi ve tespit edemediklerim…

Bu kalemler içinde, çamlıca tepesinde gasp edilen 250 bin metrekare arsa üzerine inşa edilen ve Ankara- İtfaiye Meydanına inşa edilen cami-AVM ve külliyenin ve benzerlerinin, Diyanet ve müftülük saraylarının, Alevi köylerine, insansız mezralara, okulu bile olmayan köylere yapılan binlerce yeni cami inşasının, arsalarının, onarım bedellerinin miktarı yoktur.

Keza Suriye’de sürdürülen mezhep savaşında IŞİD’e yapılan silah ve lojistik yardımlar, örtülü ödenekten gönderilen fasıllar da bu hesap içinde görülmüyor.

Bütçeyi namaza, namazı bütçeye, camiyi rüşvete bulaştırdılar! Ahlakı dışladılar, değerleri kirlettiler…” Diledikleri kişiye, cemaate, oğullara, kızlara “ne istediyse veriyor” hesap, kitap, ölçü kullanmıyorlar.

Milyonlar; “biz, ibadetinizin giderini karşılayın, hocanızın maaşını ödeyin, saraylarda yaşayın, IŞİD’e yardın edin diye değil, eğitim ve kalkınma için vergi veriyoruz” diyerek bağırıyor ama duymuyor; tınmıyorlar!

Böyle ibadet olur mu, Hakk’a ulaşır mı, kabul ve makbul olur mu?

BÜTÇENİN AHLAKI YOKTUR!

Bu bütçeye hâkim olan ideoloji okuldan, eğitimden, AR-GE’den esirgemiş, dinci faşizme yağdırmıştır. Milletin okullarını b.k götürürken, imam okullarının yediği önünde yemediği ardındadır.

Balık baştan kokmakta, üzüm, üzüme bakarak kararmaktadır. Sapkınlık, fuhuş, ensest ilişki, madde bağımlılığı, intihar, kadın cinayeti, tecavüz vakaları çığ gibi artmaktadır. ‘Din âlimleri’ hırsızlık, rüşvet, irtikâp gibi ahlaksızlıklara ‘masumane’ diyerek fetvalar düzenlemektedir.

Özetle bu bütçe Türkiye’nin hayrına değildir, uğurlu da olmayacaktır. Nereye giderseniz gidin, nasıl saklanırsanız saklanın, kaç polisle savcıyla, yargıçla korunursanız korunun, bu ülkenin aydınları, Atatürkçü yurtseverleri ihanetinizin hesabını er geç soracaklardır, “Ankara’da hâkimler de vardır.” Buna emin olun…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.