CHP'nin doktor vekillerinden Diyarbakır açıklaması

Diyarbakır'da incelemelerde bulunan CHP'nin doktor milletvekilleri bir basın toplantısı düzenleyerek izlenimlerini açıkladı. CHP'li vekiller, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Bir kere de Sur, Cizre ve Silopi'nin muhtarlarını çağırıp dinleyin" dedi. Vekiller resmi rakamlarda 6 olarak açıklanmasına rağmen fiilen 9, toplamda da 15 mahallede sokağa çıkma yasağı olduğunu söylediler.

- Bu haber 1 kez okundu.

CHP'nin doktor vekillerinden Diyarbakır açıklaması
  CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara, partisinin Sağlık Komisyonu üyesi doktor milletvekilleriyle Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Diyarbakır'daki incelemeleriyle ilgili bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her hafta ağırladığı muhtarlara, siyaseti yönlendirmek için talimatlar yağdırdığını söyleyen Kara, "Bir kere de bu bölgenin, Sur'un, Cizre'nin ve Silopi'nin mahalle muhtarlarını çağırıp dinleyin. Bakalım her şey kendilerine uzatılan mikrofonlara anlattıkları gibi toz pembe mi? 24 bin nüfuslu Sur ilçesine bağlı mahallelerden 20 binden fazla insanının evlerini terk etmek zorunda kaldı. 5 ay içerisinde 29 kadın, 32 çocuk, 60 yaş üstü 24 olmak üzere toplam 162 sivil yaşamını yitirdi" dedi.

Diyarbakır'da pazartesi günü yaptıkları incelemelere, şehit cenazesine katılarak başladıklarını anlatan Kara, şehit Nazmi Ayyıldız'ın yakınlarının cenaze törenindeki sözlerini basın mensuplarına dinletti. Kara, şehit ailesinin, "Ben Kürdüm, oğlum da Kürt. Ölen de öldüren de Kürt. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ne, vatanımıza, milletimize bağlıyız. Çocuklarımızı birbirine kırdırmaktan vazgeçin" dediğini ifade etti. Diyarbakır'da halkın, güvenlik güçlerinin, herkesin moralinin bozuk olduğunu söyleyen Kara, "Sivil halkın bu baskının kopuş getireceğine ve halkın devletle ilişkisinin ve devlete güven duyusunun zedeleneceğine dair kaygıları var" dedi. Sağlık personeli ve halkın sağlığının, ciddi tehdit altında olduğunu belirten Kara, "Hastane personelinin zor koşullarda gece gündüz sağlık hizmeti vermeye çalışması göz ardı ediliyor, özverili çalışmaları gölgede bırakılıyor" dedi.

Kara, bölgede sağlık hizmetine yönelik gözlemleriyle ilgili şunları anlattı: "Diyarbakır'da sivil toplum örgütleriyle yaptığımız görüşmelerde, 3 aile sağlık merkezinin 40 gündür kapalı olduğunu, koruyucu aşıların yapılmadığını, vatandaşların sağlık hizmeti almakta yaşadıkları sorunların ciddiyetini gördük. Ne kronik hastalıkların takibi yapılabiliyor ne doğumlar ve doğum sonrası sağlık hizmeti verilebiliyor. Bunun yanında, aile sağlığı merkezlerinin karakola dönüştürüleceği, bu nedenle mahallelerin boşaltılacağına dair duyumlarımız vardı. Bunun gerçekliğini o an İl Sağlık Müdürlüğü'ne teyit ettirememiştik ama dün Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş bunu dile getirdi. Bölgeye yeni karakolların yapılacağını, mahallelerde sivil halkın korunması için gerekli tedbirlerin alınacağını söyledi. Aile sağlık merkezleri karakola dönüştürüldüğünde halka sağlık hizmeti nerede sunulacak? Biz oraya karakolların değil sağlık hizmetinin götürülmesi gerektiğini düşünüyoruz." Kara, resmi rakamlarda 6 olarak açıklanmasına rağmen fiilen 9, toplam 15 mahallede sokağa çıkma yasağı olduğunu öğrendiklerini, yaklaşık 25 bin kişinin dışarıyla bağlantısının olmadığını ifade eden Kara, görüştükleri muhtarların mahallelerde kalan halka ulaşılamadığını, hiçbir şekilde iletişim kurulmadığını ve büyük tedirginlik yaşandığını belirtti. 

"BİR KERE DE BU BÖLGENİN, SUR'UN, CİZRE'NİN VE SİLOPİ'NİN MAHALLE MUHTARLARINI ÇAĞIRIP DİNLEYİN"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her hafta ağırladığı muhtarlara, siyaseti yönlendirmek için talimatlar yağdırdığını savunan Kara, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir kere de bu bölgenin, Sur'un, Cizre'nin ve Silopi'nin mahalle muhtarlarını çağırıp dinleyin. Bakalım her şey kendilerine uzatılan mikrofonlara anlattıkları gibi toz pembe mi? Aileleri ile haberleşmediklerini, onların sağ mı, aç mı, susuz mu, hasta mı olduklarının merakı içerisinde kıvranan, bir an önce barış sağlanamazsa, burada herkese terörist muamelesi yapılırsa gerçekten herkesin PKK'ya katılacağını kendilerine anlatacaklardır. Gerçekten devlet oradaki olaylara hakim mi? Gerçekten devlet yaptığı operasyonlarla mahalleleri temizlemiş mi? Biz gittik yerinde gördük. Mahallelerin temizlendiği filan yok. Hayatını kaybeden çocuk ve sivil sayılarını veremiyorlar. Oradaki insanlar ne yaşıyorlar haberleri yok."

"5 AY İÇERİSİNDE 29 KADIN, 32 ÇOCUK, 60 YAŞ ÜSTÜ 24 OLMAK ÜZERE TOPLAM 162 SİVİLİN YAŞAMINI YİTİRDİ"

Kara, sokağa çıkma yasaklarının başladığı günden bu yana "5 ay içerisinde 29 kadın, 32 çocuk, 60 yaş üstü 24 olmak üzere toplam 162 sivilin yaşamını yitirdiğini" savundu.

"24 BİN NÜFUSLU SUR MAHALLELERİNDE 20 BİNDEN FAZLA İNSAN EVLERİNİ TERK ETMEK ZORUNDA KALDI"

Bölgede ciddi barınma sorunu olduğunu, 24 bin nüfuslu Sur ilçesine bağlı mahallelerden 20 binden fazla insanının evlerini terk etmek zorunda kaldığını ileri süren Kara, "Eğitime ara veren çocukların yaptığı resimleri gördük. Bir çocuk neden çizdiği parkın etrafına tank, top, silah çizer? Sadece çocukların değil buradaki vatandaşların, güvenlik güçlerinin yaşadıkları bu travmaları nasıl gidereceksiniz" diye konuştu.

"YÖRE HALKI, SİLAHLAR SUSSA BİLE BİR DUYGUSAL KIRILMA VE KOPMA NOKTASINA GELMEK ÜZERE"

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir ise bölgede ciddi çatışma ortamı olduğunu, halkın tedirgin yaşadığını savunarak, çatışmaların durması, barış ortamının sağlanması için TBMM başta olmak üzere herkesin bölgeye özel önem göstermesi gerektiğini dile getirdi. Bölgede 1990'lı yıllardan daha ağır koşulların yaşandığını iddia eden Demir, "Yöre halkı, silahlar sussa bile bir duygusal kırılma ve kopma noktasına gelmek üzere. Türkiye'nin bütünlüğü açısından bir an önce gerekli önlemlerin alınması çok önemli" diye konuştu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.